BILLIE EILISH: EVERYTHING I WANTED
Bu makalede en sevdiğim şarkılardan biri olan “Everything I Wanted” ‘ı çevirdim. Biraz melankolik de olsa arkasında yatan hikaye bana ne zaman dinlesem çok anlamlı geliyor. Billie’nin bir ara intihara kalkışması kısmı özellikle (“So I Stepped Of The Golden”-Golden Gate’den Atladım) bir hayli üzücü. Fakat bu şarkı bana bazen hayatın gerçekleriyle de yüzleşmemiz gerektiğini hatırlatıyor:
I had a dream
(bir hayalim vardı)
I got everything I wanted
(istediğim her şeye sahibim)
Not what you’d think
(düşüneceğin gibi değil)
And if I’m being honest
(ve eğer dürüst oluyorsam)
It might’ve been a nightmare
(bir kabus olabilirdi)
To anyone who might care
(umursayan herhangi biri için)
Thought I could fly
(uçabileceğimi düşündüm)
So I stepped off the Golden, mm
(o nedenle Golden [Gate]‘dan atladım)
Nobody cried
(kimse ağlamadı)
Nobody even noticed
(kimse fark etmedi bile)
I saw them standing right there
(onları tam orada dururken gördüm)
Kinda thought they might care
(belki ilgilenebilirler diye düşündüm)
I had a dream
(bir hayalim vardı)
I got everything I wanted
(istediğim her şeyi aldım)
But when I wake up, I see
(ama uyandığımda görüyorum,)
You with me
(seni benimle)
And you say, “As long as I’m here
(ve sen diyorsun ki “Ben burada olduğum sürece,)
No one can hurt you
(kimse sana zarar veremez”)
Don’t wanna lie here
(burada yalan söylemek istemiyorum)
But you can learn to
(ama sen öğrenebilirsin)
If I could change
(eğer değiştirebilseydim,)
The way that you see yourself
(kendini gördüğün yönü)
You wouldn’t wonder why you hear
(neden duyduğuna şaşırmayacaksın,)
They don’t deserve you”
(“onlar seni hak etmiyorlar”[demelerini])
I tried to scream
(çığlık atmaya çalıştım)
But my head was underwater
(ama kafam suyun altındaydı)
They called me weak
(bana güçsüz dediler)
Like I’m not just somebody’s daughter
(sanki bir başkasının kızı değilmişim gibi)
Coulda been a nightmare
(bir kabus olabilirdi)
But it felt like they were right there
(ama onlar tam da oradalarmış gibi hissettirdi)
And it feels like yesterday was a year ago
(ve dün bir yıl öncesinde kalmış gibi hissettiriyor)
But I don’t wanna let anybody know
(ama kimsenin bilmesini istemiyorum)
‘Cause everybody wants something from me now
(çünkü şimdi herkes benden bir şey istiyor)
And I don’t wanna let ’em down
(ve onları yüzüstü bırakmak istemiyorum)
I had a dream
(bir hayalim vardı)
I got everything I wanted
(istediğim her şeyi aldım)
But when I wake up, I see
(ama uyandığımda görüyorum,)
You with me
(seni benimle)
And you say, “As long as I’m here
(ve sen diyorsun ki “Ben burada olduğum sürece,)
No one can hurt you
(kimse sana zarar veremez”)
Don’t wanna lie here
(burada yalan söylemek istemiyorum)
But you can learn to
(ama sen öğrenebilirsin)
If I could change
(eğer değiştirebilseydim)
The way that you see yourself
(kendini gördüğün yönü)
You wouldn’t wonder why you hear
(neden duyduğuna şaşırmayacaksın)
They don’t deserve you”
(“onlar seni hak etmiyorlar”)
If I knew it all then would I do it again?
(eğer hepsini önceden bilseydim, tekrardan yapar mıydım?)
Would I do it again?
(tekrardan yapar mıydım?)
If they knew what they said would go straight to my head
(eğer söylediklerinin direkt kafama gideceğini bilselerdi)
What would they say instead?
(onun yerine ne derlerdi?)
If I knew it all then would I do it again?
(eğer hepsini önceden bilseydim tekrardan yapar mıydım?)
Would I do it again?
(tekrardan yapar mıydım?)
If they knew what they said would go straight to my head
(eğer söylediklerinin direkt kafama gireceğini bilselerdi)
What would they say instead?
(onun yerine ne derlerdi?)
çeviri: zeynepzorlu.com
şarkı: Billie Eilish