Z: Merhaba, kaç yaşındasın?
D: Yedi.
Z: Konumuz ne biliyor musun?
D: Hayır.
Z: Konumuz Koronavirüs. Şimdi ilk sorumuz şu: Virüsten nasıl korunursun?
D: Maske takarak, dışarı böyle çok çıkmayarak, birbirlerimize çok yaklaşmayarak, bir de elimizi ağzımıza çok götürmeyerek.
Z: Koronavirüs nasıl bir şey biliyor musun?
D: Biliyorum. Böyle küçücük bir nokta ama insana gelince öldürebiliyor.
Z: Virüs olmasaydı nereye gitmek ve ne yapmak isterdin?
D: Kaydıraklı havuzlara gitmek isterdim, başka bir otele gitmek isterdim.
Z: Peki orada ne yapmak isterdin?
D: Havuza girip güzel eğlenmek.
Z: Koronavirüs çıktığında ilk ne yaptın, korktun mu?
D: Evet korktum, okula giderken bir tek biz maske takıyorduk. Öğretmenlerimiz “korona yok çocuklar, korona yok çocuklar” diyorlardı.
Z: Virüsün nerede çıktığını biliyor musun?
D: Onu bilmiyorum.
Z: Tamam, nasıl çıktığını biliyor musun?
D: Hayır çünkü çocuğum ben.
Z: Neden eldiven ve maske takmalıyız?
D: Eldiven takmak zorundayız çünkü bazı yerlerde mikrop oluyor biz de değiyoruz çıplak ellerle o yüzden.
Z: Peki sence gerçekten bizi koruyor mu bunlar?
D: Evet, evet.
Z: Maskeyi nerede takıyorsun?
D: Marketlerde, okullarda, görüşmelerde…
Z: Ne gibi görüşmelerde?
D: Toplantılar.
Z: Haberlerde virüs hakkında bir şeyler izliyor musun?
D: İzliyorum arada sırada.
Z: Neler izliyorsun mesela?
D: Böyle fox haberleri izliyorum.
Z: Ellerini eve gelince hemen yıkıyor musun?
D: Yıkıyorum
Z: Ne kadar süre?
D: Yirmi.
Z: Yirmi ne?
D: Yirmi dakika.
Z: Tamam Deniz, teşekkür ederim.
-zeynepzorlu.com